Zihnin dolambaçlı koridorlarında, gerçekliğin başladığı ve bittiği yer neresidir?
Okan Ceylan’ın kaleme aldığı Süreklilik, okuru gündelik hayatın sıradanlığıyla varoluşun derin boşluğu arasında tekinsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Bir sabah uyandığında her şeyin yerli yerinde olduğunu sanan bir adamın, aslında hiçbir şeyin "aynı" kalmadığını fark etmesiyle başlayan bu hikâye; nesnelerin, zamanın ve benliğin anlamını yitirdiği bir noktaya evriliyor.
Gerçeklik Algınızı Sorgulayın: Tanıdığınız eşyalar yabancılaşırsa, en sadık anılarınız sizi terk ederse geriye ne kalır?
Felsefi Bir Sorgulama: Roman; döngüleri, kırılmaları ve zihnin kendi üzerine kurduğu hikâye ihtimallerini noir bir atmosferle harmanlıyor.
Minimalist ve Derin: Fazlalıklardan arınmış, sadece "olma" haline ve fark edişe odaklanan sarsıcı bir anlatı.
"Ne bir kırılma kaldı, ne bir döngü, ne bir başlangıç, ne de bir son... Çünkü baştan beri hiçbiri yoktu."
Zihninizin sessizliğinde yankılanacak bir yüzleşmeye hazır olun. Süreklilik, sadece bir roman değil; bilincin sınırlarında dolaşan edebi bir deneyim.
2006 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğinde eğitimine devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda okuma tutkusuyla başladı ve üniversite eğitimiyle birlikte bu
kuramsal bir derinlik kazandı. Şiirlerinde geleneksel imgeleri modern bir dille harmanlamaya; varoluş, zaman, yalnızlık, kentsel dönüşüm ve bireyin iç dünyasına odaklanmaktadır.