İstanbul’un rutubetli ara sokaklarında, Bayrampaşa’nın eski bir apartman dairesinde zaman durmuştur. Burak, dilsizliğinin arkasına sığındığı fırçalarıyla hayata tutunmaya çalışan genç bir ressamdır. Ancak onun dünyası sadece renklerden ibaret değildir; o, halası Zahide’nin demir yumruğu ve tekerlekli sandalyesinin hiç bitmeyen, ruh kemiren gıcırtısı altına hapsedilmiş bir esirdir.
Zahide; gri saçları, zehirli dili ve geçmişin tüm nefretini bacaklarındaki hissizliğe yüklemiş, çevresindeki herkesi kendi karanlığına çekmeye yeminli bir kadındır. Burak için hayat, dördüncü katın o dar koridorlarında yankılanan hakaretler ve imkansız bir kaçış hayalinden ibarettir. Ta ki lavanta kokulu Elif hayatına girene kadar...
"Dördüncü Katın Sessizliği", bir boyun eğişin değil, en derinden gelen bir başkaldırının hikayesidir.
Kendi dilsizliğinde devleşen bir sanatçının, aşkla yeşeren cesareti...
Yıllarca süren bir aile tiranlığının, dördüncü katın mermer basamaklarında son bulan trajik hesaplaşması...
Ve makus talihin, bir nisan yağmuruyla yıkanarak yeniden yazılışı.
Ablası Sevinç’in demir parmaklıklar ardındaki sessiz bekleyişinden, Boğaz’ın sularına vuran umut dolu yakamozlara uzanan bu roman; okuru vicdan, sadakat ve özgürlük kavramlarını yeniden sorgulamaya davet ediyor.
Okan Ceylan’ın kaleminden dökülen bu sarsıcı "noir" dramda, son sayfa kapandığında kulağınızda kalan tek şey o meşum gıcırtı değil, özgürlüğün muazzam sessizliği olacak.
Yazar Hakkında Küçük Bir Not :
İstanbul Medeniyet University öğrencisi ve genç kuşak Türk edebiyatının yükselen kalemlerinden biri olan Okan Ceylan, insan ruhunun karanlık dehlizlerini ve toplumsal baskı altındaki bireyin "kurtuluş" mücadelesini sinematik bir dille kağıda döküyor..
2006 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğinde eğitimine devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda okuma tutkusuyla başladı ve üniversite eğitimiyle birlikte bu
kuramsal bir derinlik kazandı. Şiirlerinde geleneksel imgeleri modern bir dille harmanlamaya; varoluş, zaman, yalnızlık, kentsel dönüşüm ve bireyin iç dünyasına odaklanmaktadır.