Sıradan bir ofis çalışanı, bir sabah bilgisayar ekranında görmemesi gereken bir ayrıntıyla karşılaşır: Kendi kullanıcı profilinde durumunun "pasif" olduğunu ve bir sonraki işleminin çoktan "yarın" olarak kaydedildiğini görür. Sistem hata yapmaz, ancak ortada büyük bir paradoks vardır: Eğer sistemde aktif olan bir "ben" varsa, şu an sandalyede oturan kişi kimdir?
Kendi hayatının bir taslağı gibi yaşayan, sorumluluklardan bir metin dosyasını kapatır gibi kaçan bir adamın; kendi "tamamlanmış" versiyonuyla yüzleşme hikâyesi... Okan Ceylan, bu sürükleyici romanında gerçeklik, kimlik ve seçim kavramlarını dijital bir distopya ile varoluşçu bir sorgulamanın kesişim noktasında ele alıyor.
Sistemden silinmek üzere olduğunu öğrenen başkahraman, 24 saat içinde ya gerçekten yaşamayı seçecek ya da hiç var olmamış gibi sistemden kaldırılacaktır. Ancak asıl soru şudur: "Nasıl yaşanır?"
Kitap Hakkında:
Varoluşsal Bir Labirent: Kimlik arayışını, dijital dünyanın soğuk yüzü ve insan ruhunun derinlikleriyle harmanlayan bir anlatı.
Sürükleyici Kurgu: Bir kafede ısmarlanan "bilmiyorum" siparişinden, eksik sayfalarla dolu gizemli bir sahaf dükkânına uzanan; zamanın ve mekânın anlamını yitirdiği bir yolculuk.
Derin Sorgulama: "Siz mi hayatınızı yaşıyorsunuz, yoksa yaşayamadıklarınız başka bir 'siz' olarak mı var oluyor?" sorusuna yanıt arayan sarsıcı bir roman.
"Çünkü silinmek… sanki hiç olmamışsın gibi davranılmasıdır. Yok olmak en azından bir olaydır; silinmek ise sadece bir düzeltme."
2006 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğinde eğitimine devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda okuma tutkusuyla başladı ve üniversite eğitimiyle birlikte bu
kuramsal bir derinlik kazandı. Şiirlerinde geleneksel imgeleri modern bir dille harmanlamaya; varoluş, zaman, yalnızlık, kentsel dönüşüm ve bireyin iç dünyasına odaklanmaktadır.