Herbert Spencer’dan “tarihin en önemli özgürlükçü siyaset felsefesi eseri”
Sosyal Statik, artık Türkçede!
Spencer'ın ilk büyük çalışması olan Sosyal Statik, doğal haklar doktrini üzerinden titiz bir özgürlükçü ahlak felsefesi inşa eder ve sınırlı devleti pozitivist bir pozisyon ile ispatlar. Spencer, “Her insan, bir başkasının eşit özgürlüğünü çiğnemedikçe, dilediği her şeyi yapma özgürlüğüne sahiptir” şeklindeki “temel ilke”si eşliğinde özgür dünyanın doğasını tasvir eder. First Principle, yani ilk aksiyom olan “eşit özgürlük hakkı”, siyaset felsefesinde de büyük bir devrimci dönüşümü simgeleyecektir.
Eser, vatandaşın “devleti görmezden gelme hakkı”ndan toprak mülkiyetinin kolektif karakterine, kadın haklarından sendika özgürlüğüne, devletin eğitime karışmaması gerekliliğine kadar radikal fikirlerle döneminin çok ötesinde bir vizyon sunar.
Murray Rothbard'ın “şimdiye kadar yazılmış en büyük liberteryen siyaset felsefesi eseri” olarak nitelendirdiği Herbert Spencer'ın 1851 tarihli bu çığır açan eseri, modern özgürlükçü düşüncenin de eskimeyen ve hatta önemi gün geçtikçe artan temel metinlerinden biridir.
Fihrist olarak, özgürlükçü literatürün bu temel eserini Türkçeye kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz.
İyi okumalar dileriz.
Herbert Spencer, 27 Nisan 1820’de Derby, İngiltere’de doğmuş, Viktorya dönemi’nin en etkili filozoflarından biri olmuştur. Metodist Dissenter bir ailede yetişen Spencer, babasından aldığı bireycilik ve anti-otoriter görüşlerle şekillenmiştir. Formal eğitimini tamamlamak yerine, amcası Reverend Thomas Spencer’ın önerdiği Cambridge Üniversitesi teklifini reddederek otodidakt bir düşünür olarak yetişmiştir. 1837-1841 yılları arasında demiryolu inşaat mühendisi olarak çalışmış, ardından gazetecilik ve siyasi yazarlığa yönelmiştir. 1848-1853 yılları arasında The Economist dergisinde editör yardımcısı olarak görev yapmış, bu dönemde John Stuart Mill, George Eliot ve Thomas Henry Huxley gibi döneminin önde gelen entelektüelleriyle yakın ilişkiler kurmuştur.
Spencer’ın entelektüel kariyeri 1851’de yayımladığı Sosyal Statik ile başlamıştır. Bu ilk büyük eseri, “eşit özgürlük yasası”nı ortaya koyarak modern libertaryen düşüncenin temellerini atmış ve Murray Rothbard tarafından “şimdiye kadar yazılmış en büyük libertaryen siyaset felsefesi eseri” olarak nitelendirilmiştir. Darwin’den önce “en uygun olanın hayatta kalması” ifadesini kullanmış ve evrimsel teorinin toplum bilimlerine uyarlanmasında öncü olmuştur. 1862-1896 yılları arasında tamamladığı dokuz ciltlik Sentetik Felsefe serisiyle biyoloji, psikoloji, sosyoloji ve etiği kapsayan kapsamlı bir sistem oluşturmuş, döneminde milyondan fazla kitap satarak bu başarıya ulaşan ilk filozof olmuştur. Fikirleri sadece İngiltere’de değil, Amerika, Çin ve Japonya’da da derin etkiler bırakmıştır.
Spencer’ın düşünceleri zaman içinde belirgin değişimler göstermiştir. Erken dönemde kadın hakları, toprak millileştirmesi ve işçi sendikalarını destekleyen radikal demokrat olan Spencer, 1880’lerde daha muhafazakar bir çizgiye kaymıştır. Henry George ile toprak sahipliği konusunda yaşadığı entelektüel kopuş, George’un 1892’de yayımladığı Şaşkın Filozof adlı eseriyle Spencer’ı “entelektüel fahişelik”le suçlamasına yol açmıştır. ABD Yüksek Mahkemesi Yargıcı Oliver Wendell Holmes Jr.’ın “On Dördüncü Değişiklik, Bay Herbert Spencer’ın Sosyal Statiği’ni yasalaştırmaz” sözleri, Spencer’ın Amerikan hukuk düşüncesi üzerindeki etkisini göstermektedir. 8 Aralık 1903’te Brighton’da vefat eden Spencer, Robert Nozick, Friedrich Hayek gibi çağdaş liberteryen düşünürler tarafından hâlâ ilham kaynağı olarak görülmekte ve modern özgürlükçü hareketin entelektüel temellerinden biri olmaya devam etmektedir.