Lew Rockwell, "Devlet'e Karşı" adlı bu cesur eserinde, modern dünyanın en büyük yanılsamasını, devletin gerekliliği mitini, yerle bir ediyor ve anarko-kapitalist bir toplum vizyonunu tüm berraklığıyla ortaya koyuyor.
Günümüz Liberteryen düşüncesinin en önemli isimlerinden ve Mises Enstitüsü’nün kurucularından olan Rockwell, bu “anarko-kapitalist manifesto” ile minimal devletçiliği de aşmamız gerektiğini güçlü gerekçelerle bizlere aktarıyor. Yazar, savaşlardan ekonomik krizlere, yoksulluktan toplumsal çatışmalara kadar pek çok sorunun kaynağında devlet aygıtının yattığını gösterirken, özel mülkiyet ve gönüllü işbirliğine dayalı bir toplumsal düzenin nasıl işleyebileceğini detaylı bir şekilde açıklıyor. Kitap, güvenlik, adalet, eğitim gibi temel hizmetlerin devlet olmadan nasıl daha etkin ve adil bir şekilde sunulabileceğini, tarihsel örnekler ile ortaya koyuyor.
Bu provokatif eser, sadece bir teorik çalışma değil, aynı zamanda özgürlük için keskin bir eylem çağrısı niteliğinde. "Devlet'e Karşı", anarko-kapitalist düşüncenin temel referans kaynaklarından biri olan sarsıcı ve ilham verici bir başyapıt.
Fihrist olarak, devletçi kolektivizmin baskısı altında ezildiğimiz ve “sosyal devlet”siz düşünemediğimiz şu dönemde; ısrarla özgür birey ve özgür düşüncenin önemini dile getirebilen isimleri, klasik liberal düşüncenin günümüzdeki en büyük savunucularını sizlere sunmaktan mutluluk duyuyoruz.
Llewellyn H. Rockwell Jr., 1944 yılında Boston, Massachusetts’te orta sınıf bir Katolik ailede dünyaya geldi. Boston College’da yükseköğrenimini tamamladıktan sonra, liberteryen düşüncenin gelişiminde önemli rol oynayacak kariyerine başladı. 1970’lerin başında Libertarian Party News’un editörlüğünü üstlendi ve bu dönemde, daha sonra yakın çalışma arkadaşı olacağı Murray Rothbard ile tanıştı. Arlington House Publishers’da editör olarak çalıştığı dönemde, liberteryen düşüncenin temel metinlerinin yayınlanmasına öncülük etti.
1982 yılında Alabama’nın Auburn şehrinde, Avusturya İktisat Okulu’nun önemli düşünürü Ludwig von Mises’in mirasını yaşatmak amacıyla Ludwig von Mises Enstitüsü’nü kurdu. Enstitü başkanlığı görevini üstlenen Rockwell, Murray Rothbard ile birlikte çalışarak kurumu, liberteryen düşüncenin ve Avusturya İktisat Okulu’nun en önemli araştırma ve eğitim merkezlerinden biri haline getirdi. 1985-1994 yılları arasında Kongre üyesi Ron Paul’un baş danışmanı olarak görev yaptı ve Paul’un başkanlık kampanyalarında da danışmanlık rolünü sürdürdü. 1999 yılında kurduğu LewRockwell.com, paleoliberteryen düşüncenin ve anti-savaş görüşlerinin yayılmasında etkili bir platform haline geldi.
Rockwell’in düşünce dünyası, klasik liberalizm ve anarko-kapitalizmin bir sentezi niteliğindedir. Against the State: An Anarcho-Capitalist Manifesto (2014) ve Fascism versus Capitalism (2013) gibi önemli eserlerin yazarıdır. Merkezi bankacılık sistemine, özellikle Federal Reserve’e yönelik sert eleştirileriyle tanınır. Irak Savaşı başta olmak üzere, ABD’nin müdahaleci dış politikasına karşı güçlü bir muhalefet sergilemiş, Ron Paul ile birlikte geliştirdiği “paleoliberteryenizm” kavramıyla, geleneksel değerlerin ve serbest piyasa ekonomisinin bir arada var olabileceği fikrini savunmuştur. Rockwell, The American Conservative ve Chronicles dergilerinin düzenli yazarlarından biri olarak, muhafazakâr-liberteryen sentezin önemli teorisyenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.