Ö J E N İ
Elinizdeki bu kitap modern dünyanın temellerini sarsan entelektüel bir depremin merkez üssünü oluşturuyor. Charles Darwin’in kuzeni olan dâhi istatistikçi ve kâşif Francis Galton, "iyi doğum" anlamına gelen öjeni kavramını bu eserle sistemleştirdi. Darwin’in evrim teorisini, modern istatistiğin soğuk rasyonalitesini ve cüretkâr bir sosyal mühendislik vizyonunu eşi benzeri görülmemiş bir şekilde bir araya getiren bu makaleler bütünü, yayınlandıkları andan itibaren tüm ilgiyi üzerlerine çekti. İnsan türünün kalıtsal niteliklerini bilimsel yöntemlerle "ıslah etme" projesi olan öjeni; kısa sürede Amerika’dan İskandinavya’ya, ilerici aydınlardan muhafazakâr siyasetçilere kadar geniş bir yelpazede yankı bularak bilimsel meşruiyet zırhına bürünmüş küresel bir harekete dönüştü.
Öjeni, yalnızca tarihsel bir belge değil; aynı zamanda genetik mühendisliğinden yapay zekâya, kişiselleştirilmiş tıptan günümüzün en hararetli insan geliştirme (enhancement) ve transhümanizm tartışmalarına uzanan modern arayışların da köklerini barındıran bir başlangıç noktası.
Bu öncü metnin tarihsel önemini ve günümüzdeki yankılarını anlamak için bir pusula niteliği taşıyan kapsamlı önsöz ise, Ömer Alkan tarafından bu özel baskı için kaleme alındı. Alkan'ın analizi, öjeninin doğuşundan 20. yüzyıldaki uygulamalarına, oradan da günümüzün "liberal öjeni" ve Silikon Vadisi’nin "insan-ötesi" vizyonlarına evrilen kesintisiz güzergâhı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Galton'un Öjeni'si, sonuçlarını yargılamanın ötesinde, insanın kendi evrimine müdahale etme arzusunun entelektüel ve pratik sonuçlarını anlama yolculuğunda atlanması imkânsız, temel bir başvuru kaynağı.
Fihrist olarak böylesi bir şöhrete sahip bir klasiği Türkçeye kazandırmaktan dolayı mutluyuz.
İyi okumalar dileriz.
16 Şubat 1822’de İngiltere’nin Birmingham kentinde dünyaya gelen Francis Galton, Viktorya döneminin en üretken ve çok yönlü bilim insanlarından biriydi. Zengin ve entelektüel bir Quaker ailesinden gelen Galton, aynı zamanda Charles Darwin’in kuzeniydi. Bu ailevi bağ, ilerleyen yıllarda çalışmalarının yönünü derinden etkileyecekti. Tıp ve matematik eğitimi almasına rağmen, miras kalan serveti sayesinde kendini tamamen bilimsel araştırmalara adadı. İlk yıllarında bir gezgin ve coğrafyacı olarak Afrika’ya yaptığı keşif gezileriyle tanındı, meteoroloji alanında ilk hava durumu haritalarını oluşturdu ve parmak izlerinin kişiye özgü olduğunu keşfederek adli bilimlere önemli katkılarda bulundu. Galton’un tüm çalışmalarının temelinde, her şeyi ölçme, sayısallaştırma ve istatistiksel olarak analiz etme tutkusu yatıyordu.
Kuzeni Darwin’in 1859’da yayımladığı “Türlerin Kökeni” adlı eseri, Galton’un kariyerinde bir dönüm noktası oldu. İlgisini tamamen kalıtım ve insan özellikleri üzerine yoğunlaştırdı. İnsanlardaki zihinsel ve fiziksel özelliklerin nasıl nesilden nesile aktarıldığını anlamak için istatistiksel yöntemler geliştirmeye başladı. Bu süreçte modern istatistiğin temel taşları olan “korelasyon” ve “ortalamaya gerileme” (regression to the mean) gibi kavramları bilim dünyasına kazandırdı. 1869’da yayımladığı “Kalıtsal Dahi” (Hereditary Genius) adlı eserinde, önde gelen İngiliz ailelerinin soyağaçlarını inceleyerek zekâ ve yetenek gibi özelliklerin kalıtsal olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Ayrıca “doğa mı, çevre mi?” (nature versus nurture) tartışmasını popülerleştiren ve kalıtımın etkisini ölçmek için ikiz çalışmalarını bir yöntem olarak ilk kez sistematik şekilde kullanan kişi oldu.
Galton’un en kalıcı ve en tartışmalı mirası, kalıtım üzerine yaptığı bu çalışmalardan yola çıkarak oluşturduğu “öjeni” (eugenics) kavramıdır. 1883’te bu terimi ilk kez kullanarak, insan türünün kalıtsal niteliklerinin kontrollü üreme yoluyla bilinçli olarak iyileştirilmesini savunan bir bilim ve toplumsal hareket başlattı. Öjeniyi, toplumun “en uygun” veya “üstün” bireylerinin üremesini teşvik eden “pozitif öjeni” ve “uygun olmayan” bireylerin üremesini kısıtlayan “negatif öjeni” olarak ikiye ayırdı. İstatistiksel yöntemleri ve bilimsel saygınlığı, öjeni fikrinin 20. yüzyılın başlarında tüm dünyada hızla yayılmasına zemin hazırladı. Bu fikirler daha sonraki yıllarda zorla kısırlaştırma ve ırk ayrımcılığı gibi politikalara bilimsel bir gerekçe olarak sunulmuş olsa da, Galton’un istatistik ve psikometri alanındaki öncü çalışmaları günümüz sosyal bilimlerinin temel metodolojileri arasında yerini korumaktadır.