Valerius Krallığı, tarihinin en büyük ihanetiyle karşı karşıya. Bilge Kral Valerand’ın ölümünün ardından tahta çıkan Mordred, krallığı huzura kavuşturmak yerine, onu korku ve yalanın karanlığına hapsediyor. Yanına aldığı Kardinal Silas ile birlikte dini ve kutsal değerleri birer silah gibi kullanan Mordred, halkı sefalete sürüklerken; vatanın topraklarını, ordunun onurunu ve krallığın geleceğini gizli anlaşmalarla düşmana peşkeş çekiyor.
Sarayın Soğuk Duvarlarından Halkın Meydanlarına Uzanan Bir Direniş
Kral Tacı, sadece bir taht kavgası değil, bir toplumun uyanış öyküsüdür. Bir yanda gücü ve parayı tanrı edinmiş bir tiran, diğer yanda ise her şeyini kaybetmiş ama onurunu terk etmemiş bir avuç insan:
Gümüş Bir Tohumdan Devasa Bir "Vicdan Ağacı"na
Zulmün gürültüsü arttıkça, yerin yedi kat altında gümüş bir tohum filizlenmeye başlar. Bu tohum, Valerand’ın mirası, halkın ise umududur. Kılıçların parçalandığı, sahte maskelerin düştüğü ve nihayetinde "Hayır" demenin gücünün keşfedildiği o büyük hesaplaşma günü yaklaşmaktadır.
Bu kitapta sizi ne bekliyor?
Zorbalık, kendi yarattığı o soğuk boşlukta boğulurken; siz de bir halkın yeniden doğuşuna, özgürlük rüzgarının Valerius semalarında yeniden esişine eşlik edin.
Kral Tacı, adaletin ve vicdanın asla teslim olmayacağını hatırlatan epik bir yapıt.
2006 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğinde eğitimine devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda okuma tutkusuyla başladı ve üniversite eğitimiyle birlikte bu
kuramsal bir derinlik kazandı. Şiirlerinde geleneksel imgeleri modern bir dille harmanlamaya; varoluş, zaman, yalnızlık, kentsel dönüşüm ve bireyin iç dünyasına odaklanmaktadır.