Çocukluğumla ilgili aklımda kalanlar orta Anadolu’nun kendine özgü ekin birikimi ile harmanlanmış bir çocukluktu. Devlet Demir Yolu Fabrikasında aynı emeğin üretiminden kendilerine düşen değeri paylaşan İşçilerin çocuklarıydık. Bu değer paylaşıla, paylaşıla bizlere kalan ancak bayramlarda bizi sevince boğan bayramlıklardı. Oyun türlerimiz ve oyuncaklarımız çoğunlukla kendi ürettiklerimizdi. Üretmeyi ve paylaşmayı böylece öğrenmiştik.
Aileden ayrılama zamanı benim için oldukça erken gelmişti. Ergenliğimin ilk yıllarında başlayan bu yolculuk Yaşamı kendimce anlamlandırma da erken davranmam gerektiğini anımsattı hep bana. Birçok anı biriktirsem de geçmişimde hatırladıklarım ya da hatırlamak isteklerim sayılıdır. Kendime yolculuğumda bu anılar devrilir, evrilir yeniden şekillenir.
Hangi renk düşmedi ki Doğaya,
Henüz görmedi gözler.
Hangi nefes solunmadı ki Bedende,
Henüz anlamlanmadı yaşam.
Hangi sevda yeşermedi ki Dünyada,
Henüz tatmadı insan.
SeMiH