Sessiz Çiftliğin Sesi, bir çiftlikte yaşayan hayvanların özgürlük, adalet ve eşitlik arayışını anlatan alegorik bir romandır. Bu hikâye; emeğin değerini keşfeden, yalnız olmadığını anlayan ve kendi kaderi üzerinde söz sahibi olmak isteyen canlıların dönüşümünü konu alır.
Kara Benek adlı genç buzağı ve ona yol gösteren Karagöz, yıllardır süren sessizliğin içinde bir soru ortaya atar: Bir hayatı gerçekten kim kurar? Çalışanlar mı, yoksa karar verenler mi?
Çifttlik sahibi ve onun düzenini koruyan Sırtmaç karşısında hayvanlar yalnızca bir değişim mücadelesi değil, aynı zamanda kendi korkuları, alışkanlıkları ve geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Çünkü gerçek özgürlük yalnızca eski zincirleri kırmak değil; zincirler kırıldıktan sonra daha adil bir yaşam kurabilmektir.
Sessiz Çiftliğin Sesi, sömürü, dayanışma, sınıf bilinci ve ortak mücadele kavramlarını doğrudan isimlendirmeden ele alan; okuru emek, adalet ve toplum üzerine düşünmeye davet eden çağdaş bir alegori romanıdır.
Bir çiftliğin hikâyesi gibi başlayan bu anlatı, aslında herkesin kendine sorabileceği temel bir soruya uzanır:
Kendi hayatımızın sesini ne zaman duymaya başlarız
2006 yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı. Halen İstanbul Medeniyet Üniversitesi Türkçe Öğretmenliğinde eğitimine devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi küçük yaşlarda okuma tutkusuyla başladı ve üniversite eğitimiyle birlikte bu
kuramsal bir derinlik kazandı. Şiirlerinde geleneksel imgeleri modern bir dille harmanlamaya; varoluş, zaman, yalnızlık, kentsel dönüşüm ve bireyin iç dünyasına odaklanmaktadır.