Yıllarca "iyi bir eş" olmak uğruna kendi arzularını yastık altına iten bir kadın, ihanetin soğukluğuyla girdiği yatakta, kendi ateşini elleriyle yakmaya karar verir. O gece yatak boş, ama o yalnız değil. Karşısında en cüretkâr seyircisi: Ayna. Ve teninde gezinen en talepkâr eller: Kendisininkiler.
Artık o, başkasının sadık karısı değil; kendisinin en tutkulu metresidir.
Utancın yerini hazzın, sessizliğin yerini inlemelerin aldığı bu odada; bir erkeğin asla ulaşamadığı o doruk noktasına adım adım, nefes nefese bir tırmanış var. Ter, gözyaşı ve yasak fantezilerin birbirine karıştığı Aynadaki Metres, size bir mağduriyet hikayesi değil; insanın kendine duyduğu o dizginlenemez şehvetin en ıslak, en dürüst itirafını vadediyor.