Nermin Erten, yetmiş dört yıllık hayatı boyunca birçok mektup yazdı. Ferit'e, Derya'ya, Mahir'e, Şermin'e, Orhan'a... Ama bazılarını hiçbir zaman göndermedi.
Yıllar sonra açılan bir çekmece, yalnızca eski mektupları değil, bir ailenin birbirinden sakladığı sessizlikleri de ortaya çıkarır. Aynı geceyi farklı hatırlayan insanlar, söylenmeyen sevgiler, yanlış anlaşılan vedalar ve yıllarca doğru adresi bulamamış cümleler...
MEKTUP, geçmişi değiştiremeyen ama ona başka türlü bakmayı öğrenen insanların; aile, aşk, yas, annelik, yaşlanma, kırgınlık ve bağışlama üzerine sıcak ve melankolik hikâyesi.
Çünkü bazı mektuplar varır. Bazıları insanın içinde kalır.
İnsan psikolojisini, aile ilişkilerini, geçmişin bugüne bıraktığı izleri ve bireyin kendisiyle hesaplaşmasını merkeze alan romanlar kaleme alan Türk yazardır. Eserlerinde psikolojik derinliği, güçlü karakter çatışmalarını ve gündelik hayatın görünmeyen kırılma noktalarını edebî bir anlatımla buluşturur. Farklı türlerde yazmasına rağmen romanlarının ortak merkezinde insanın sakladıkları, söyleyemedikleri ve geçmişiyle kurduğu ilişki yer alır.