Rumen edebiyatının baş tacı Mihail Sebastian’ın sıkıntılı bir dönemin günlük hayattan insanlarını işlediği Akasyalar Şehri şimdi ilk kez Türkçede!
Dini eğitim ve resim derslerinden sıkılan bir grup arkadaş, manastır okulunda geçen günlerini aşk hayalleri, moda ve en son çıkan gramofon kayıtlarıyla süsleyerek geçirirler. Birer birer, macera dolu düşlerinden vazgeçip, anneleri gibi, para ve statü uğruna evlenerek taşra hayatına boyun eğerler.
Okulun en güzel ve yetenekli kızı Adriana Dunea ise, çocukluk aşkı Gelu ile mutlu bir geleceğe doğru yol alacak gibi görünür. Fakat her şey, bir gün Bükreş’e yaptığı bir gezide ünlü besteci Cello Viorin ile tanışmasıyla değişir…
Sebastian’ın zamanın sıkıntılı siyasi gerçeklerini bir kenara bırakarak gündelik, doğal yaşama dair yazdığı bir nevi başkaldırı niteliğindeki ‘Akasyalar Şehri’nde ağaçlar çiçekler açınca insana neler olabildiğini deneyimliyoruz…
“Savaş öncesi Romanya’nın atmosferini tüm karmaşıklığıyla, güzelliği ve dehşetiyle inanılmaz bir şekilde yakalıyor… Sebastian’ın nahifliği ve ince zekasına hayranım.” – John Banville
“Sebastian’ın hak ettiği yer, klasik yazarların yanı.” – New Statesman
Iosif Mendel Hetcher ya da bilinen adıyla Mihail Sebastian, 18 Ekim 1907’de Romanya’nın Braila şehrinde dünyaya geldi. Yahudi bir ailenin oğlu olan Sebastian, Bükreş’te hukuk eğitimi aldı. Ancak çok geçmeden edebiyata merak saldı. 1925’te şiir üzerine kaleme aldığı tezle edebiyat çevrelerinde ilgi çekti. Daha sonra üyeleri arasında denemeci ve filozof Emil Cioran, yazar ve tarihçi Mircea Eliade ve oyun yazarı Eugene Ionesco gibi isimlerin yer aldığı “Criterion” adlı edebiyat birliğine dahil oldu. Üç yıl boyunca etkin olan bu birliğin hedefi, Rumen sanatını diriltmek ve ona itibar kazandırmaktı. Birlik başlarda apolitik olsa da zamanla Nae Ionescu’nun aşırı milliyetçi ideolojisinden ve Demir Muhafızlar’ın Yahudi karşıtı propagandasından etkilendi. Bu durum haliyle Sebastian’ın birlikten dışlanmasına neden oldu. Bunun yanı sıra Demir Muhafızlar yüzünden avukatlık yapması, ders vermesi ve kendi adıyla herhangi bir eser yayınlaması yasaklandı. Öyle ki, dışlanması sebebiyle gecekondu mahallesine taşındığında kaleme aldığı Steaua fara nume adlı ünlü eserini Victor Minru adıyla yayınlayabildi. Romanya’nın günbegün içine sürüklendiği faşizmi De doua mii de ani ve Jurnal adlı eserlerinde anlattı: 400 bin Yahudi’nin katledildiği Romanya’dan ve dönemin Nazi destekçisi yazarlarından bahsetti. Fragmente dintr-un carnet gasit ve Accidentul gibi yazarı olduğu pek çok kitapta döneminde etkilendiği görüşlere de yer verdi.
“Rumen Proust” olarak anılsa da Sebastian, belki de henüz otuz sekiz yaşındayken, 29 Mayıs 1945’te trajik bir kaza sonucu hayata veda etmiş olmasından dolayı çağdaşları kadar bilinen bir yazar değildir. Ölümü kadar hayatı da trajik olsa dahi mizahı eksik etmediği eserleri, İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında Avrupa’da etkili olan Yahudi karşıtlığının birer şahidi olarak en az Victor Klemperer ve Anne Frank’ten bugüne kalanlar kadar değerlidir.