Eğer bir ulus gücünü hatırlar ve özgürlüğünü kazanır ise...
Hırvat edebiyatının büyük ustası Vladimir Nazor, yalnızca ülkesinin en büyük şairlerinden biri değil, aynı zamanda ulusunun vicdanı olmuş bir eylem adamı. Nazor’un kaleminden çıkan ve yayımlandığı 1908 yılından bu yana Hırvat ulusal bilincinin temel taşlarından biri sayılan Veli Jože (Koca Jože), artık Türkçede…
Koca Jože, Motovun ormanlarında yaşayan, kendi muazzam gücünden habersiz, efendilerine sadakatle hizmet eden uysal bir devdir. Onu yöneten “küçük” efendiler ise, onun yanında acınası derecede zayıf, korkak ama kurnazdır. Jože’nin trajik uykusu, bir Venedik kadırgasının ambarında karşılaştığı, bacakları kesilmiş ama bilinci uyanık bir başka devin fısıltısıyla bölünür: “O topraklar senin!” Bu kıvılcımla başlayan isyan, devlerin kendi ütopyasını kurmasıyla zafere ulaşır gibi görünse de, asıl mücadele o zaman başlar.
İstriya’nın Venedik sömürüsü ve Avusturya-Macaristan baskısı altında ezildiği bir çağda, kadim bir halk efsanesinden yola çıkarak yazılan bu eser, görünüşte fantastik bir öykü anlatırken, aslında bir milletin kolektif hafızasını ve sönmeyen özgürlük ateşini tutuşturan politik bir şaheserdir.
Hırvat edebiyatının en önemli figürlerinden biri olan Vladimir Nazor, 30 Mayıs 1876’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’na bağlı Brač adasındaki Postira’da dünyaya geldi. İlk eğitimini adasında aldıktan sonra Split’te lisede okudu. Yükseköğrenim için Graz ve Zagreb’de doğa bilimleri, matematik ve fizik alanlarında eğitim gördü. 1898’den itibaren Hırvatistan’ın çeşitli yerlerinde, özellikle İstriya (Pazin, Koper) ve Adriyatik kıyılarındaki (Zadar, Kastav) okullarda öğretmen ve müdür olarak görev yaptı. Edebi kariyerine 1900’lerin başında başlayan Nazor, 50 yılı aşan üretken bir sanat yaşamı boyunca Hırvat modernizminin ve sonraki edebi akımların içinde aktif rol aldı.
Nazor, şiir, alegorik öykü, roman, seyahatname, deneme ve çocuk edebiyatı dahil olmak üzere çok çeşitli türlerde eserler verdi. Kariyerinin ilk dönemlerinde pagan mitolojisinden, Slav efsanelerinden ve klasik idealizmden etkilendi; Slavenske legende (Slav Efsaneleri, 1900) ve Živana (1902) bu dönemin örnekleridir. En tanınmış eserlerinden biri, İstriya folkloruna dayanan ve bir devin hikayesi üzerinden ulusal uyanışı ve özgürlük arayışını alegorik bir dille anlatan Veli Jože’dir (Koca Jože, 1908). Diğer önemli nesir eserleri arasında Pastir Loda (Çoban Loda, 1921) romanı, otobiyografik nitelikli Priče iz djetinjstva (Çocukluk Hikayeleri, 1924) ve Priče s ostrva, iz grada i sa planine (Adadan, Şehirden ve Dağdan Hikayeler, 1927) yer alır.
Vladimir Nazor’un hayatının son dönemi, İkinci Dünya Savaşı sırasındaki siyasi duruşuyla şekillendi. 1942 yılında, ileri yaşına rağmen, faşist Ustaşa rejiminin kontrolündeki Zagreb’den ayrılarak şair Ivan Goran Kovačić ile birlikte Partizanlara katıldı. Antifaşist direniş hareketinin önemli bir kültürel ve manevi simgesi haline geldi; bu dönemde yazdığı Pjesme partizanke (Partizan Şarkıları) koleksiyonu büyük yankı uyandırdı. Savaşın ardından, Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti bünyesindeki Hırvatistan Sosyalist Cumhuriyeti’nin ilk Meclis Prezidyumu Başkanı (fiili devlet başkanı) olarak atandı ve bu görevi 19 Temmuz 1949’da Zagreb’deki ölümüne kadar sürdürdü. Günümüzde Hırvatistan Cumhuriyeti’nin sanat ve kültür alanındaki en prestijli devlet ödülü “Vladimir Nazor Ödülü” adını taşımaktadır.