İnsanlar kuzeyde kalan şehirlerde zar zor hayatta kalıyor, hayatta kalabilenlerin çoğu insanlıktan çıkıyordu. Birbirlerini avlıyor, küçük yerleşim yerleri, kırılgan müttefiklikler oluşturuyorlar, bu küçük yerleşim yerleri, sıcak veya temiz su kaynakları, av alanları için birbirine acımasız savaşlar açıyordu. Çok çok azı hatıralarında kalan medeniyeti koruyabilmişti.
Vasat bu devamlı değişen, karanlık ve vahşi çağın içinde gelip geçen yüzlerden biriydi, genç kadın yeni bir krallığa esir düşmüş bir köleden ibaretti. Hiçbir işte iyi de değildi. Genç kadın neredeyse her konuda başarısızdı, güzel sayılacak bir yüzü hatırı sayılacak kadar kası vardı, elleri sert ve nasırlıydı.
Aşçı ve bulaşıkçı onu kovmuş, Muhafız Eğitmeni onun için; “Hayatımda böyle berbat bir nişancı görmedim,” demişti.
Ama Vasat yorulmuyor, işten kaçmıyordu.
Çamaşırcının çalışana ihtiyacı yoktu, harem için ise fazla kaslıydı, ayrıca Kral'ın yanına yeni buldukları bir köleyi sokacak da değillerdi. Bu yüzden temizlik işlerine verilmişti, en iyi arkadaşı bir faraş ve süpürge, bazen de paspas oluyordu. Sabahları sokakları süpürenlere katılıyor, akşamları saray ve belediye koridorlarını temizliyordu. Öğleden sonraları camları, hafta sonları lağımlara gönderiliyor, akşam yemeğinden sonra boş kalıyor, gece yarısı emredildiği gibi yatakhaneye teslim oluyordu.
Sıradan bir hayatı vardı, vasat bir yaşamı...
Eğer yapabilirse beş yıl burada hizmet edecek, beş senenin sonunda özgür olabilecekti. Ancak sıradan hayatı şehrin içinde hiç beklenmedik bir şekilde değişecekti.
Ve her şey bir cinayetle başladı.
Onur Diler 1977 Karşıyaka doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini Karşıyaka'da tamamlamış, bu süre zarfında, eskrim, doğa turları ve tırmanış, bisiklet, Krav Maga, Tiyatro, Frp ile ilgilenmiştir.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sinop Su Ürünleri Fakültesi mezunu olan yazar bu süre zarfında Scuba ve apnea ile ilgilenmiş, Judo ve Karete öğrenmiştir.
Halen İstanbul'da yaşamaktadır.