19. yüzyıl Rus Operası’nın baş tacı Yevgeni Onegin!
Rus aristokrasisinin sembol anti karakteri, kendini beğenmiş Yevgeni Onegin ile aşk dolu, genç ve güzel Tatyana’nın trajik hikâyesi. Düelloyla biten dostluklar, karşılık bulmayan aşklar ve reddedilişler…
Büyük Rus şairi Aleksandr Sergenyeviç Puşkin’in ölümsüz manzum romanından uyarlanan Yevgeni Onegin operası, latinize edilmiş asıl dili ile birlikte Türkçede ilk defa sizlerle!
Puşkin gibi Rus edebiyatının kutsalı sayılan bir ismin eserini operaya uyarlamak, başlı başına bir titizlik ve belki de cesaret gerektirecektir.
Bu sorumluluğun farkında olan Çaykovski, dostu Konstantin Şilovski
ile birlikte çalışmalara başlamış ve Puşkin’in Rus edebiyat ortamlarında ezbere bilinen eserini 1878’de tamamlamıştır. Öncelikle Moskova Konservatuarı öğrencileriyle birlikte 1879’da sahnelenmiş ve opera beğenilince, 1881’de prömiyeri gerçekleşmiştir.
***
Opera klasikleri dizisi, libretto külliyatına odaklanmaktadır. Eserlere bir zamandizini, önsöz ve sinopsis ile açılış yapıyoruz; librettonun özgün dili ile birlikte Türkçe çevirisini okurlarımıza sunuyor, bilgilendirici dipnotlar eşliğinde her kesimden müziksevere hitap etmeyi amaçlıyoruz.
Fihrist olarak opera metinlerini Türkçeye kazandırmaktan ve bütüncül bir bilinç ile okurumuza sunmaktan onur duyuyoruz.
Pyotr İlyiç Çaykovski (1840-1893), 19. yüzyılın en önemli Rus bestekârıdır. Besteleri en önemli orkestralar tarafından repertuvarlara alınmakta, opera ve bale eserleri dünya çapında büyük bir ilgiyle bugün dahi devamlı olarak sahnelenmektedir.
1866’da öğretmeni Anton Rubinstein’ın yeteneğini fark ederek ona destek olmasıyla Moskova Konservatuarı’nda eğitim vermeye başladı. 1868-1875 yılları arasında Çaykovski, aralarında Undine (1869), Romeo ve Juliet (1870), Oprichnik (1872)’in de olduğu pek çok esere imza attı. İlerleyen zamanlarda Yevgeni Onigin (1878), The Maid of Orleans (1879), Mazeppa (1883) ve The Enchantress (1887) gibi bestelerini hayata geçirdi.
Çaykovski’nin, Uyuyan Güzel (1877) ve Kuğu Gölü (1889) bale gösterileri bilhassa melodik yoğunluğu ve enstrümantal ihtişamıyla dikkat çekmiş ve övgüleri üzerine toplamıştır.