1970 yılının Ağustos sıcağında, Amasya’nın bir köyünden yola çıkan on sekiz yaşındaki bir gencin heybesinde sadece bir takım iş elbisesi ve birkaç lira borç para yoktu; aynı zamanda büyük şehre duyulan o bitmek bilmez merak ve ekmek kavgası vardı. Elinizdeki bu kitap, başındaki ekin sapından örülmüş fötr şapkasıyla Ankara otogarına adım atan Satılmış’ın, devleşen binalar ve kalabalık caddeler arasında kendi benliğini koruma mücadelesidir.“70 Ankara”, sadece bir otobüs biletiyle gidilen bir şehir hikâyesi değil; aynı zamanda televizyonla ilk kez tanışan şaşkın gözlerin, Ulus’ta heykel dibinde sabahlayan üşümüş bir bedenin ve dost bildiklerinin arasında yeşeren güvensizliğin öyküsüdür. Bu satırlarda, Anadolu insanının saflığının büyük şehrin karmaşasına nasıl çarptığını ve o çarpışmadan nasıl sağ çıktığını okuyacaksınız...
1970 yılının Ağustos sıcağında, Amasya’nın bir köyünden yola çıkan on sekiz yaşındaki bir gencin heybesinde sadece bir takım iş elbisesi ve birkaç lira borç para yoktu; aynı zamanda büyük şehre duyulan o bitmek bilmez merak ve ekmek kavgası vardı. Elinizdeki bu kitap, başındaki ekin sapından örül...