Sıradan bir tatil beklentisiyle, cazip bir tur broşürünün peşine takılarak Karaköy’den yola çıkan bir grup insanın hayatı, gümrük kapısının arkalarında kapanmasıyla geri dönülmez bir labirente dönüşüyor. Özgürlüğün bir lüks, sessizliğin ise tek hayatta kalma kuralı olduğu bu tecrit edilmiş rejimde; kimliğinden sıyrılmak zorunda kalan Meliha Hanım’ın çaresizliği, Süleyman Bey’in ağır yükü, rehber Mert’in omuzlarındaki sorumluluk ve gruptaki her bir bireyin kendi içsel hesaplaşması zamana karşı amansız bir mücadeleye dönüşüyor. Bu kitap; yalnızca sisli fırtınalardan, karanlık tünellerden ve soğuk duvarlardan ibaret bir kaçış hikayesi değildir. İnsan iradesinin baskı karşısındaki direncini, dostluğun ve ihanetin ince çizgisini, her şeyini kaybetmiş bir insanın özgürlük uğruna neleri göze alabileceğini sorgulayan bir tutsaklık destanıdır.
Sıradan bir tatil beklentisiyle, cazip bir tur broşürünün peşine takılarak Karaköy’den yola çıkan bir grup insanın hayatı, gümrük kapısının arkalarında kapanmasıyla geri dönülmez bir labirente dönüşüyor. Özgürlüğün bir lüks, sessizliğin ise tek hayatta kalma kuralı olduğu bu tecrit edilmiş rejimd...