Danimarka sarayının soğuk surları üzerinde, gecenin karanlığını bir hayalet böler: Öldürülen Kral Hamlet, geri dönmüştür. Oğlu Prens Hamlet’e kan donduran bir gerçeği fısıldar; katil, öz kardeşidir ve şimdi kralın tacını da, eşini de ele geçirmiştir.
Genç Prens Hamlet için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zekâsı ile deliliği, eylem ile kararsızlığı, yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgide yürümeye başlar. Bir yandan babasının intikamını almak isterken, diğer yandan insan ruhunun en karanlık dehlizlerinde kaybolur.
William Shakespeare’in kaleminden çıkan bu ölümsüz oyun; sadece bir krallığın çöküşünü değil, ihanetin, aşkın ve varoluşun en çıplak halini anlatıyor.