Godwin’in bu çalışması, “Romantik Uyanış” dönemi içindeki Yunan merakı diye tarif edebileceğimiz Hellenizm akımını besleyen ve Yunan Bağımsızlığı’na kadar gidecek süreci ateşleyen önemli eserlerden biri kabul edilebilir.
Panteon, Yunan ve Roma mitolojisinde geçen en önemli ve ilginç anlatıları, karakterleri, insanları, tanrıları, tanrıçaları, yarı-tanrıları, kâhinleri, tapınakları, perileri, kralları, zaafları, duyguları, ölümlülerin ve ölümsüzlerin aşkları vb. çok yalın ve çekici bir üslupla aktarır.
Fihrist olarak, Türkçeye ilk kez kazandırdığımız Panteon’un, bizlere yeni “Romantik Uyanışlar” aşılaması dileğiyle…
William Godwin (1756-1836), İngiliz yazar, gazeteci, politik filozof ve roman yazarı olarak aydınlanma döneminin önemli figürlerinden biri olarak kabul edilir. Norfolk, İngiltere'de bir Kalvinist ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Godwin, başlarda bir papaz olarak eğitildi ancak kısa süre içinde dinî inançlardan uzaklaşıp daha radikal siyasi ve toplumsal görüşlere yöneldi. Godwin, en çok 1793'te yayımlanan Political Justice adlı eseriyle tanınır; bu kitap, otoriteye ve hükümete karşı radikal eleştiriler sunarak anarşist düşüncenin öncülerinden biri haline gelmiştir. Felsefi görüşlerinde bireycilik, rasyonellik ve toplumsal ilerleme gibi aydınlanmacı değerlere güçlü bir vurgu yapmıştır.
Godwin’in çalışmaları sadece politik felsefeyle sınırlı kalmamıştır; aynı zamanda edebiyatta da iz bırakmıştır. 1794'te yayımladığı Things as They Are; or, The Adventures of Caleb Williams adlı romanı, toplumdaki adaletsizlikleri ve bireyin otoriteye karşı mücadelesini konu alır. Bu roman, erken dönem İngiliz romanının gelişiminde önemli bir yere sahiptir ve edebiyat tarihinde "ilk dedektif romanı" olarak kabul edilir. Ayrıca Godwin, dönemin en önde gelen edebi çevrelerinin bir parçası olmuş ve edebiyat dünyasında Mary Wollstonecraft ile yaptığı evlilikle de tanınmıştır. Bu evlilikten doğan kızı Mary Shelley, Frankenstein adlı romanıyla ünlü olmuştur.
Godwin’in etkisi sadece kendi döneminde değil, sonraki nesiller üzerinde de hissedilmiştir. Siyasi ve toplumsal görüşleri, 19. yüzyılın radikal düşünürlerini ve reform hareketlerini derinden etkilemiştir. Ancak, yaşamı boyunca ekonomik sıkıntılarla ve eleştirilerle boğuşmuş, özellikle karısı Mary Wollstonecraft’ın ölümünden sonra zor zamanlar geçirmiştir. Godwin, 1836'da Londra'da hayatını kaybettiğinde, mirası büyük ölçüde entelektüel çevrelerde yaşamaya devam etti; eserleri ve düşünceleri modern anarşizm, liberalizm ve bireycilik gibi alanlarda ilham kaynağı olmayı sürdürdü.