Yoksul bir ayakkabıcı olan Simon, kışlık palto almak için çıktığı yolda tapınağın arkasında çıplak, donmak üzere olan bir yabancıya rastlar. Önce korkup geçmeyi düşünse de vicdanına yenilir ve adamı evine götürür. Karısı başta öfkelenir ama yüreği yumuşar.Michael adındaki bu sessiz yabancı, Simon'un yanında çalışmaya başlar ve kısa sürede eşsiz ustalığıyla ün kazanır. Yıllar geçtikçe onun sıradan bir insan olmadığı anlaşılır: Michael bir melektir ve Tanrı tarafından üç gerçeği öğrenmek için yeryüzüne gönderilmiştir.
Tolstoy'un sade ama derin anlatımıyla kaleme aldığı bu öykü, sevginin ve merhametin insan hayatındaki gerçek anlamını sorgulayan zamansız bir klasiktir.
Yoksul bir ayakkabıcı olan Simon, kışlık palto almak için çıktığı yolda tapınağın arkasında çıplak, donmak üzere olan bir yabancıya rastlar. Önce korkup geçmeyi düşünse de vicdanına yenilir ve adamı evine götürür. Karısı başta öfkelenir ama yüreği yumuşar.
Michael adındaki bu sessiz yabancı, Simo...