Emperyalizmin Savunusu!
1907 yılı Nobel Edebiyat Ödüllü İngiliz yazar Rudyard Kipling, edebiyat tarihinin en görkemli ve bir o kadar da tartışmalı figürlerinden biridir. Hindistan'da doğan ve kendini hayatı boyunca bir Anglo-Hint olarak tanımlayan yazar, eşsiz kalemiyle hem çağının ruhunu hem de kimlik karmaşalarını ustalıkla yansıtmıştır. Kipling için Britanya İmparatorluğu yalnızca coğrafi bir yayılma veya siyasi bir mefhum değil; herkesin fedakârlıkla omuz vermesi gereken, iliklerine kadar hissedilen mücessem bir gerçekliktir. O, kelimeleriyle bir yandan kitleleri coşkuya sürükleyip âdeta bir ulusal kurum haline gelirken, diğer yandan dönemin en keskin eleştirilerinin hedefi olmaktan kurtulamamıştır.
Elinizdeki bu seçki, yazarın imparatorluk ideasını, kültürlerin çatışmasını ve savaşın yıkıcı bedellerini merkeze aldığı en çarpıcı şiirlerini bir araya getiriyor. Yeni bir yüzyılın şafağında Amerika'nın küresel bir
emperyal güç olarak sahneye çıkışına zemin hazırlayan tarihi Beyaz Adam'ın Yükünden, yazarın kendi oğlunu cephede kaybetmesinin ardından kaleme aldığı sarsıcı Doğum şiirine kadar her bir dize, tarihin tozlu sayfalarından fırlayıp günümüz dünyasını şekillendiren ideolojilere ışık tutuyor. Beyaz Adam'ın Yükü, yalnızca bir şiir kitabı değil; yerkürenin sınırlarını yeniden çizen bir devrin kibrini, hüznünü ve vicdan muhasebesini anlamak için aşılması gereken bir eşik.
Joseph Rudyard Kipling 1865’te Hindistan’ın İngiliz mandası altında olduğu dönemde, Bombay’de dünyaya gelen İngiliz yazardır. Çocukluk yıllarını ve eğitimini İngiltere’de tamamladıktan sonra Hindistan’a dönüp gazeteciliğe başlamıştır. Kipling gazete için haftanın altı günü yazı üretirken 1886’da ilk şiir kitabı, Departmental Ditties’i de yayımlar. 1888’de hikâyelerini derlediği altı kitap çıkarır: Soldiers Three, The Story of the Gadsbys, In Black and White, Under the Deodars, The Phantom Rickshaw, ve Wee Willie Winkie. Genç yaşta, yazdığı yazılarla ünlenen Kipling, gazetede çıkan bir anlaşmazlık sonucu hissesini satıp İngiltere’ye dönme kararı almıştır. İngiltere’de yazarlığa devam etmiştir. İngiliz dilinin ustaları arasında sayılan Kipling, romantizmi gerçekçilikle harmanladığı eserleriyle 1907 senesinde Noel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk İngiliz olmuştur. Bunun yanı sıra, iki kez şövalyelik unvanına layık görüldüğü halde iki seferde de nişanı reddetmiştir.
Kipling şiirler, kurgu roman ve hikâyelerin yanında, çok sayıda çocuk hikâyesi de kaleme almıştır, bunların en bilineni The Jungle Book’tur. Kipling ömrünün büyük kısmını doğduğu Hindistan topraklarında geçirmese bile, tıpkı ebeveynleri gibi kendini Anglo-Hint olarak tanımlıyordu. Yazdığı kurgu eserlerde de kimlik karmaşası ve milli sadakat gibi meseleler hep ön planda olmuştur.
18 Ocak 1936’da, 70 yaşında hayata gözlerini yuman Kipling, ömrünün sonuna kadar yazarlığı bırakmamıştır.