Bu zulüm geleneğinin güncel versiyonu, 15 Temmuz bahane edilerek, kalbi vatan sevgisi ile dolu ve bu uğurda ömrünü feda etmekten kaçınmayan insanların, bir gecede vatan haini ilan edilmesiyle oldu. Darbe ile hiçbir ilgisi olmayan yüz binlerce masum insan işinden uzaklaştırıldı, mallarına el konuldu, hapsedildi ve ağır işkencelere maruz kaldı. Yine yeniden bir cadı kazanı kuruldu ve büyük bir iştahla insanlar yaşlı, genç, anne, baba, eş, çocuk, bebek demeden bu kazana atıldı. Tüm bunlar olurken devletin kurumları çökertildi, kaynakları yağmalandı ve halk yoksulluğa mahkum edildi.
Bu kitabı yazma nedenim, haksızlığa uğrayan masum insanların yanında olduğumu ve küllerinden yeniden doğacak olmalarına duyduğum sonsuz inancı gür bir sesle haykırmak oldu. Ayrıca bizlere kapısını açan farklı dilden, renkten, dinden milletlerin gösterdiği dostluktan yola çıkarak, insanları birarada tutan şeyin kan bağı değil, gönül bağı, ve farklılıklara saygı olduğunu anlatmak istedim.
Dünden bugüne bu ülkenin zulme uğramış tüm çocukları olarak; “aynı yerden yaralanmış” olmanın empatisiyle, birbirimizi çok daha iyi tanıma ve kutuplaştıranlara inat, tüm farklılıklarımızı zenginliğe dönüştürüp, barış, huzur, demokrasi ve hukuk çatısında daha güzel günlere erişeceğimize inancım tamdır.
Bizler Anka Kuşu’nun yedi düvele savrulmuş külleri olsak da, yeniden dirilişin müjdecisi ve bu diriliş destanının farklı farklı renkleriyiz. Umarım ve dilerim ki bu kitap da bu desendeki yerini alır, sesi kesilmek istenen tüm kitlelerin biraz olsun soluklanacağı satırlara dönüşür.
Yirmi dört yıl ülkesine ve dünya barışına hizmet etmiş bir asker olarak, kendi hayatım ve bilfiil şahit olduğum olaylar üzerinden yazdığım bu kitabın, haksızlığa uğrayan milyonlarca insanın sesi olmasını umuyorum.
Yazarın hayat yolculuğu Anadolu’nun küçük bir ilçesi olan Yahyalı’da başladı. Anne ve babasının ayrılığı ve maddi koşullar nedeniyle dokuz yaşında çalışmaya başladı. 1992 yılında Deniz Harp Okulu’na girerek yirmi dört yıl ülkesine ve dünya barışına hizmet etti.
Deniz Kuvvetleri’nin en genç fırkateyn komutanlarından birisi olarak görev yapan yazar, NATO ve BM kapsamında pek çok uluslararası harekata katıldı. Bu görevlerde değişik coğrafyaları ve kültürleri tanıma, farklı ülkelerden meslektaşları ile çalışma imkanı buldu.
ABD’de işletme, Türkiye’de de uluslararası ilişkiler yüksek lisansını tamamladı. Siyaset bilimi alanında devam eden doktora eğitimi kapsamında, NATO’nun stratejik dönüşüm ihtiyacını çalıştı. Türkiye’yi Fransa Deniz Görev Gücü Karargahı ve NATO Transformasyon Komutanlığı’nda temsil etti.
Oğlunun yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen hayata tutunma çabası ve yaşam sevinci, yazara her daim ilham kaynağı oldu. Özel çocuklara sahip olmanın zorlukları olsa da, bir ayrıcalık olduğunu sıkça vurgulayan yazar, kitabında da bu konuda pek çok detaya yer verdi.
Yazar, 15 Temmuz sonrasında başlatılan cadı avı kapsamında, Deniz Kurmay Kıdemli Albay rütbesinde üniformasına veda etmek zorunda kaldı. Halen yaşamakta olduğu ABD’de eşi ve üç çocuğu ile birlikte yeniden hayata tutundu. Taksi şöförlüğünden üst düzey yöneticiliğe kadar uzanan bir yolda, başarılarını sıralamaya devam etti.
Özgürlükleri elinden alınmış yüzbinlerce masum insanın sesi olmayı hedefleyen yazar, Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukları ve otoriterleşmeyi anlatan çeşitli makaleler yazdı. Bu kitabında da kendi hayat hikayesi üzerinden, yakın tarihte yaşanan olayları, bir asker ve diplomat gözüyle kaleme aldı.