Havarilere eş, Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi, tüm
tebaasının hayatını avucunda tutan yarı ilahi bir varlıktı.
Bu imparatorlardan bazıları kahramandı, bazıları da
canavar; fakat asla silik değillerdi. Sadece bundan
ötürü bile bu kitabı yazmak sürekli bir zevkti, fakat
mütevazı anlamda, bir borcun ödenmesiydi aynı zamanda. Bizim
medeniyetimiz Doğu İmparatorluğu’na ne kadar çok şey borçlu
olduğunu asla yeterince değerlendiremedi. Hıristiyanlığın bu Doğu
Kalesi olmasaydı, Avrupa’nın VII. yüzyılda Sasani ordularına, VIII.
yüzyılda Bağdat Halifesi’nin ordusuna karşı şansı olur muydu? Bugün
hangi dili konuşuyor ve hangi tanrıya tapıyor olurduk? Kültürel