Ludwig Wittgenstein
Üzerine tartışması, yazması zor bir isim; hele savunması neredeyse imkansız olsa da, şaşkınlık ve hayranlıkla incelenesi bir “anti-kahraman”: Otto Weininger…
2. Dünya Savaşı sonrası ismi felsefi yazından silinen, düşüncesi ve metinleri aforoza tabi tutulmuş bir anti-semitist Yahudi… 1903 yılında Goethe’nin evinde intihar etmesinin ardından fikirleri öylesine büyük bir ilgi görmüştür ki her felsefe ortamında onun temel tezleri tartışılır olmuştur. ’45 sonrası Weininger’in tarih sahnesinden bir çırpıda silinmesi bu yüzden çok şaşırtıcıdır; adı dahi anılmamaktadır artık: Diğer bir deyişle, günümüz dünyasının ne denli tahammülsüz ve yobaz olmaya meyilli olduğunun kanıtıdır “Otto Weininger Vakası”.
Evrensel Deha fikrine olan tutkulu “iman”ı ve bilinç üzerine temellendirdiği kuramı üzerinden kadınlığı ve Yahudiliği aşağıda gören Weininger, düşüncesinin ana fikri üzerinden olmasa bile, düşünce biçimi olarak dönemin en büyük felsefecilerinin ilgisini çekmiştir.
Hamza Celâleddin’in bu edebi ve bir o kadar kışkırtıcı eleştirel denemesi, zihin pratiği sağlayacak ve her türden okuyucuya seslenecek kimliktedir. Karakterin iç dünyasına girebileceğimiz ve bir o kadar da düşüncelerine vâkıf olabileceğimiz bu eser eşliğinde felsefenin vaat ettiği o sorular ve sorgulamalar diyarına uğrayacağımız kesindir.
Fihrist mührüyle, kısa ve öz nitelikte, kıymetli bir kitap hayata getirmenin mutluluğuyla…
Hamza Celâleddin, 1991’de Konya'da dünyaya geldi. 2013’te Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Felsefe bölümünden mezun oldu ve 2014’te Konya Üniversitesi'nde Felsefe bölümünde yüksek lisans programına başladı. 2017’de Katil Nietzsche Asker Kant, 2018’de Dehşetli Peygamber Zarif Cellat, 2019’da Nietzsche’nin Altı Günü eserleriyle birlikte; Destek Yayınları felsefe serisi için Albert Camus, Søren Kierkegaard ve son olarak Jean-Paul Sartre derlemelerini kaleme aldı. 2014’ten itibaren pek çok dergi ve online gazetede yazıları yayınlandı ve 2017-2019 yılları arasında Düşünbil Felsefe Dergisi editörlüğünü yaptı. 2019 yılından itibaren ise kendi dergisi, Henidik Felsefe ve Filoloji Dergisi'ni çıkarmaya başladı. Ayrıca bir süredir tiyatro sahnesinde Felsefe Konuşmaları yapmaktadır.