İçimizdeki Hayvan, Zola’nın “Rougon ve Macquart Aileleri: İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi” adını verdiği dizinin on yedinci kitabıdır ve Zola bu romanda, İkinci İmparatorluk döneminde olağanüstü bir gelişme gösteren ve kendisini büyüleyen demiryolu dünyasıyla imparatorluğun en yozlaşmış kurumlarından olan yargıyı karanlık bir cinayet öyküsü üzerinden bir araya getirmeyi tasarlar.
İhtirasın ve suçun sınırında yaşayan karakterleriyle, demiryolunun simgelediği gelişmenin, insanın içindeki hayvani, acımasız ve ilkel yönü yok edemediğini gösteren Zola, toplumun hiçbir kesimini bu keskin eleştiriden muaf tutmaz. İşin kötüsü, adaleti sağlaması gereken yargı, gücün yanında saf tutup hakikate gözlerini yumarak kendi kendisinin karikatürüne dönüşmüştür.
Romanın dramatik gücü sinemacıların da ilgisini çeker, büyük yönetmenler kuşağından Jean Renoir’ın aynı isimle 1938 yılında çektiği film Fransız sinemasının ilk kara filmlerinden sayılır.
Yordam Edebiyat, Emile Zola’nın romanlarını ülkemizin en yetkin Zola çevirmeni Hamdi Varoğlu’nun lezzetli Türkçesiyle okurlara sunuyor.
Dünyaca ünlü Fransız yazar ve romancı. Natüralizm akımının öncüsüdür. Diğer romanları gibi, en bilinen romanı Germinal, uzun gözlemler sonucunda yazılmıştır.
Zola, sömürüye, adaletsizliğe, haksızlıklara karşı tutumunu edebiyatına yansıtmakla kalmamış, döneminin gelişmeleri karşısındaki açık politik tutumuyla da öne çıkmıştır. Bunun en somut örneği, Dreyfus Davası karşısında aldığı tutumdur. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askerî yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransa’yı terk edip bir süre Londra’da yaşamak zorunda kalmıştır.
Thérèse Raquin, Meyhane, Nana, Germinal, Toprak, yazarın romanlarından bazılarıdır.