Cesur okuyucu! Korkmaktan korkmayı bırak.
"Cevap bu kitapta değil; sendedir. Derviş'in çizdiği değil; geçtiği yollardan geçmeye cesaret et!"
Derviş, aklın labirentlerinde yürürken somut dünyanın prangalarından kurtulmaya çalışan bir yolcudur. O, Tanrı’yı mesafelerin ötesinde değil, ilk dikilenin cesaretinde arar. Ahlakı, kendini akıllı zanneden düzenbazların aynasında; kaderi ise atalarından miras kalan bir tasma gibi boynunda taşır.
Bu kitapta okuyacakların ruhunu okşayacak bir ninni değil; seni uykundan uyandıracak sert bir rüzgardır.
Bilmeyen birinin özgürlüğünden, bilen birinin esaretine giden yolu göreceksin (eğer yetkinsen).
Bir ceylanın ölümüyle başlayan yaşamın sancısını hissedeceksin (eğer istersen).
Kendi karanlığında fısıldaşan "Işık" ile yüzleşeceksin (eğer cesursan).
Derviş soruyor: "İyiler, kötülerin ne kadar kötü olduklarını bilselerdi, çok daha fazla korkmazlar mıydı?"
Cesur okuyucu! Korkmaktan korkmayı bırak. Eğer uyanışa hazırsan, önce uykuda olduğunu kabul ederek arala kapağı. Şunu bil; zindan etrafındaki somut duvarlar değil, aklına ördüğün sınırlarıdır. Ve çıkınca o yarattığın bataklıtan...
"Hoş geld
in Adem!"
Yaşıyor, düşünüyor, yaşadığına inanıyor...