Ve küllerin altında saklanan bir gerçek...
Kayseri'nin köklü mobilya üreticilerinden Demirtaş Mobilya, kurucusunun ölümünün ardından tarihinin en büyük aile krizlerinden biriyle karşı karşıyadır.
Fikret Demirtaş'ın geride bıraktığı resmi vasiyet açıktır: şirketin yüzde ellisi büyük oğlu Kemal'e, kalan hisseler ise Aylin ve Burak'a bırakılacaktır.
Fakat ortada başka bir belge daha vardır.
Fikret Demirtaş'ın ölümünden kısa süre önce hazırlattığı ancak hiçbir zaman resmileştiremediği ikinci bir vasiyetname taslağı...
Bu yeni taslak, üç kardeş arasında çok daha farklı bir düzen öngörmektedir.
Şirketin geleceğini belirleyecek ortaklar toplantısı yaklaşırken aile içindeki gerilim giderek büyür.
Sonra bir gece her şey değişir.
Demirtaş Mobilya'nın eski idare binasında yangın çıkar.
Alevler söndürüldüğünde şirketin genel müdürü Kemal Demirtaş'ın cansız bedeni ofisinde bulunur.
İlk değerlendirme basittir:
Eski bir sanayi binası.
Yıpranmış elektrik tesisatı.
Trajik bir kaza.
Ancak yangın eksperi Deniz Aksu'nun olay yerinde fark ettiği bazı ayrıntılar bu açıklamayla uyuşmaz.
Yanma desenleri beklenenden farklıdır.
Kasa odasının yakınında şüpheli izler vardır.
Kasadaki önemli belgeler kayıptır.
Güvenlik sistemi yangından hemen önce kısa süreliğine devre dışı kalmıştır.
Ve kaybolan belgeler arasında, ailenin geleceğini değiştirebilecek ikinci vasiyetname taslağının bir kopyasının bulunduğu düşünülmektedir.
Dosya Başkomiser Cemal Aydın'ın önüne geldiğinde artık soru yalnızca yangının nasıl çıktığı değildir.
Birileri o kasaya ulaşmak mı istemiştir?
Kemal Demirtaş'ın ölümü gerçekten bir kaza mıdır?
Yoksa aile mirasının geleceğini değiştirmek isteyen biri, o gece çok daha tehlikeli bir plan mı yapmıştır?
Cemal Aydın, bu karmaşık soruşturmada eski ekip arkadaşı Elif Demir'le yeniden bir araya gelir.
Karşılarında güçlü nedenleri olan birçok isim vardır.
Babasının vasiyetinde yıllardır haksızlığa uğradığını düşünen başarılı bir kız kardeş...
Ciddi borçlarla mücadele eden küçük kardeş...
Kocasının ölümüyle beklenmedik bir mirasın ortasında kalan bir eş...
Şirketin geleceğini tehdit altında gören eski bir ortak...
İki farklı vasiyetnamenin sırrını taşıyan aile avukatı...
Ve yıllardır Demirtaş ailesinin içinde biriken kırgınlıklar.
Soruşturma ilerledikçe Cemal Aydın ve Elif Demir, olayın yalnızca para ve şirket hisselerinden ibaret olmadığını fark eder.
Çünkü miras bazen servetten çok daha fazlasını temsil eder.
Tanınmayı.
Adaleti.
Sadakati.
Sevgiyi.
Ve yıllarca unutulmamış kırgınlıkları.
Mali kayıtlar, kamera görüntüleri, tanık ifadeleri, yangın incelemeleri ve aile geçmişinden çıkan yeni bilgiler bir araya geldikçe, o gece yaşananların gerçek hikâyesi yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlar.
Fakat her yeni ipucu başka bir soruyu beraberinde getirir.
Yangından kısa süre önce fabrikadan ayrılan karanlık araç kime aitti?
Kasa neden açılmıştı?
Kayıp vasiyetname taslağına ne oldu?
Kemal'in gizlice hazırladığı şirket satış planını kimler biliyordu?
Ve Demirtaş ailesinde gerçeği söylemeyen kim?
Son Vasiyet, Axel Rupen'ın Gölgedeki İpuçları serisinin üçüncü kitabıdır.
Adli incelemeyi, aile sırlarını, mali çıkarları, çelişkili ifadeleri ve klasik dedektif soruşturmasını bir araya getiren sürükleyici bir polisiye roman.
Polisiye romanları, aile sırlarını, miras anlaşmazlıklarını, adım adım ilerleyen soruşturmaları ve her küçük ayrıntının önemli olabileceği gizemleri seven okuyucular için...
Bir vasiyet serveti bölebilir.
Bir sır aileyi parçalayabilir.
Ama bazen geride bırakılan en değerli miras para değildir.
Gerçektir.