ve düşünce yapılarını yansıtırken gösterdiği ustalıkla tanınır. Çehov’un bu üstün yeteneği, insanların kişiliklerini birkaç
cümleyle aynı güçte ifade edebildiği öykülerinde de görülür. Sayfiyede, yazarın bu tarzını örnekleyen öykülerden oluşuyor. Kitapta yer alan otuz beş öykü, yalnızca otuz beş olayı ve yüze yakın karakteri aktarmakla kalmıyor. Dünyanın neresinde ve hangi çağda olursa olsun, insanın değişmez yanlarını, ortak paydalarını hiç eskimeyecek bir anlatım ve yaklaşımla bizlere sunuyor. Öykülerde geçen olayları ve o olayların kahramanlarını okurken, tanık olduğunuz ya da yaşadığınız deneyimlerle nasıl benzerlik taşıdığını, hatta bire bir örtüştüğünü duyumsayarak kendinizi o ortamlarda bulacaksınız.
Bir öykü, ardından bir öykü daha derken, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız bir Çehov şöleni.
ANTON ÇEHOV, 1860 yılında, Taganrog’da, bir bakkalın oğlu olarak dünyaya geldi. Orta öğrenimini aynı taşra ilinde tamamladı ve ailesine maddi destek sağlamak için mizah dergilerinde öyküler yayımlandı. 1879’da Moskova Tıp Fakültesi’ne girdi. 1884’te çeşitli hastanelerde görev almaya başladı ve Bukalemun başlıklı ilk öykü kitabı aynı yıl yayımlandı. Bu dönemde birer perdelik kısa oyunlar da yazdı ve İvanov (1887) adlı oyunuyla dram tekniği alanında Rus tiyatrosuna büyük yenilikler getirdi. Bozkır (1888) başlıklı uzun öyküsüyle büyük bir yazar olarak tanındı ve öykünün Rusya’da yazınsal bir tür olarak yerleşmesini sağladı. Vereme yakalanınca, 1891 yılında Moskova yakınlarındaki Melikovo çiftliğini satın aldı ve burada geçirdiği yıllar gerek yazınsal üretimi, gerek kolera salgını ve kıtlıklardaki tıbbi etkinlikleri açısından son derece verimli oldu. 1879-1898 kışlarını Nice’te geçirdi ve Dreyfus olayını burada izleyerek Zola’ya destek verdi. 1899’da Yalta’da yaptırdığı ev, Korolenko, Rahmaninov, Stanislavski gibi sanatçıların uğrak yeri oldu. Hastalığına rağmen, Duçetka (1899), Köpekl
ZEKİ BAŞTIMAR, 1905’te Sürmene’nin Baştımar köyünde doğdu. Babası Hacı Yakupoğulları’ndan Muhammed, annesi Huriye Hanım’dır. Trabzon Muallim Mektebi’nin son sınıfındayken Sovyetler Birliği’ne gitti. Yüksek öğrenimini Moskova Şark Üniversitesi’nde yaptı. 1932’de gizli TKP muhalefetinin Pavli Adası Kongresi’ne, ardından TKP 4. Kongresi’ne katıldı ve Merkez Komitesi yedek üyeliğine seçildi. 1936’da yurda döndü; Başvekâlet Murakabe Heyeti Kütüphanesi’nde tercüman olarak çalıştı. Tolstoy’un Savaş ve Barış (Nâzım Hikmet’le birlikte), Hacı Murat, Puşkin’in Erzurum Yolculuğu, Çehov’un Mujikler, Maske, Sayfiyede adlı roman ve öykülerini Türkçeye çevirdi. 1940-1946 arasında Ses, Yeni Edebiyat, Adımlar, Söz dergilerinde incelemeleri yayımlandı. “1951 Tevkifatı” diye bilinen TKP davalarında TKP Merkez Komitesi üyesi olarak en ağır cezayı o aldı. Cezası bitince Cemal Reşit Eyüboğlu’yla birlikte Yedi Gün Yayınları’nı kurdu. L. Tolstoy-Hayatı, Eserleri, Fikirleri (1961) ve Çehov-Hayatı ve Sanat Hikâyesi (1961) adlı incelemeleri vardır. Daha sonra yurtdışına çıkarak TKP genel sekreteri oldu. 18 Kasım 1974’te Berlin’de öldü. Hayatı, Zeki Baştımar Yaşamöyküsü, Mektuplar, Yazılar adıyla kitaplaştırılan Baştımar, İngilizce, Fransızca ve Rusça biliyordu.