20. yüzyıl Alman edebiyatının önde gelen yazarlarından Anna Seghers, faşizme teslim olmamış bir aydın. Nazilerin manipülatif politikalarını ve onlara destek veren sıradan bireylerin zihin dünyasını nesnel bir dil ve yaklaşımla aktarıyor. Seghers’e göre kendi kuşağını bekleyen en zorlu mesele, gelecek kuşakları suç ve ceza konusunda uyarmak, bilinçlendirmek…
Ölüler Genç Kalır’ın 1918-1945 yıllarını kapsayan hikâyesi, Spartakist ayaklanmasına katılan genç bir işçinin yargısız infazı etrafında örülüdür. Farklı sınıftan, farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda kurgusal karakter, genç Erwin’in yoldaşı, sevgilisi, katili ya da onların yakını olarak beliriyor romanda. Arka planda ise utanç dolu siyasi bir tarih var: Almanya’yı istikrarsızlığa sürükleyen Versay Antlaşması, Hitler’in seçimle iktidara gelişi, şaibeli Reichstag Yangını, Yahudilere kanlı ve ölümcül saldırıların yapıldığı Kristal Gece ve 2. Dünya Savaşı.
Ölüler Genç Kalır geçmişe dair bir anlatı olsa da, sosyalist Anna Seghers, kurtarılması gereken bir gelecek olduğunu hatırlatır.
Asıl adı Netty Radványi’dir. Almanya’nın Mainz kentinde Musevi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Köln Üniversitesi’nde ve Heidelberg Ruprecht Karl Üniversitesi’nde tarih, sanat tarihi ve Çin filolojisi okudu. Macar sosyolog László Radványi ile evlendikten ve 1926 yılında oğlu Peter dünyaya geldikten sonra Berlin’e taşındı. İlk eseri Grubetsch adlı hikâyesi, Seghers takma adı ile yayınlandı.
İlk kitabı St. Barbara Balıkçılarının Ayaklanması (1928) Anna Seghers takma adıyla yayınlandı ve aynı yıl Kleist Ödülünü aldı. Gene 1928 yılında Alman Komünist Partisine (KPD) girdi ve sonraki yıl Proleter Devrimci Yazarlar Birliği kurucu üyesi oldu. Nazilerin başa geçmesinden sonra, kısa süreliğine Gestapo tarafından göz altına alındı. Kitapları Almanya’da yasaklandı ve 1933 yılındaki kitap yakma eyleminde yakıldı. Kısa bir süre sonra İsviçre’ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris’e geçti.
Sürgünde Alman mültecilerinin gazetelerinde çalıştı. İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Alman birliklerinin Paris’i işgal etmelerinden sonra Seghers’in eşi Güney Fransa’da tutuklanarak toplama kampına gönderildi. Anna Seghers çocukları ile birlikte Paris’ten, güney Fransa’ya kaçmayı başardı.
Mart 1941’de Anna Seghers ailesi ile birlikte Meksika şehrine ulaşmayı başardı. 1947 yılında Meksika’dan Batı Almanya’ya, Almanya Sosyalist Birlik Partisi üyesi olarak yaşadığı Berlin’e döndü. Aynı yıl Büchner Edebiyat Ödülünü aldı ve 1950 yılında Doğu Almanya’ya taşındı.