İnsan fıtratı itibariyle de iyiye ve kötüye meyilli olmakla birlikte iyi huylar edinmesi gerektiğinin bilincindedir. Çünkü Rabbi, insanı dünyaya imtihan için göndermiştir. İmtihanın sırrı da kendisine gönderilen en doğru ve en iyi yol kılavuzu olan Kur’an’ı Kerim’i bir an olsun yanından ayırmamak ve elinden geldiğince ona uymaktır. Kur’an’ı Kerim’de bize iyi olmak için gayret göstermenin yanında bunun yol ve yöntemleri de anlaşılır bir şekilde ifade edilmiştir. Kur’an’ı Kerim’de kişinin yalnızca kendisini ilgilendiren ibadetlerden bahsedildiği gibi kendisiyle beraber çevresindeki insanlarla ilişkilerini olumlu ya da olumsuz bir şekilde biçimlendirebileceği ibadet ve tavsiyeler de bulunmaktadır. Bunlardan biri insanların günlük yaşamlarında kullandıkları dildir. Dili yalnızca yeme içme, karın doyurma organı olarak düşünmemeyi bize en güzel bir şekilde anlatan büyük âlim İmam Gazali’nin İhya-u Ulumiddin adlı güzide eserinde geçen “Afatil Lisan” yani “Dilin Afetleri” adlı bölümüdür.